Yapılan literatür araştırmaları sonucu aşağıdaki bulgular tespit edilmiş ve deniz suyunun olası etkileri incelenmiştir.

Deniz suyunun beton üzerindeki kimyasal etkisi çözünmüş tuzları içermesinden kaynaklanmaktadır.
Genelde deniz tuzluluk oranı %3.5 civarındadır.
Deniz suyunda bulunan tuzlar; sodyum klorür (NaCl) magnezyum klorür (MgCl), magnezyum sülfat (MgSO4), kalsiyum sülfat (CaSO4), potasyum klorür (KCl), potasyum sülfat (K2SO4) şeklinde sıralanabilir.

Bu tuzların başlıca etkileri:

Klorür etkisi: Deniz suyu içeriğindeki klorür “donatı içermeyen betonda” bir risk oluşturmaz. Klorürün etkisi betondan ziyade donatı korozyonuna yol açmasıdır.

Alkali etkisi: Çimento ve sudaki alkali bileşenler(Na-K) ile agregadaki aktif silis içeriği “alkali-agrega reaksiyonu”na neden olabilmektedir; ancak çimento şerbetinde agrega olmaması nedeniyle bu etki de görülmeyecektir.

Sülfat etkisi: Kullanılacak deniz suyunun kimyasal analizi yapılarak özellikle TDS(toplam çözünmüş tuz) değeri tespit edilmelidir. Yabancı kaynaklarda TDS (toplam çözünmü tuz miktarı) değerinin 35000 ppm’den az olması durumunda suyun donatı içermeyen betonda kullanılabileceği yer almaktadır. Bilindiği gibi deniz suyu içeriğindeki klorür ve sülfat iyonları betonda istenmeyen hasar verici reaksiyonları neden olabilir. Özellikle donatı içermeyen betonlarda klorür atağının ciddi bir etkisi olmayacaktır. Hatta klorür iyonları çimento hidratasyonu sonucu oluşan kalsiyum alümina hidratlar ile tepkimeye girerek bağlanacaktır. Ancak; CaSO4, MgSO4 ve NaSO4 gibi sülfata tuzları betonda istenmeyen reaksiyonlara neden olabilir.

Deney Talep Formu
Deney hizmetlerimiz için talep bırakabilirsiniz.
Kalibrasyon Talep Formu
Kalibrasyon hizmetlerimiz için talep bırakabilirsiniz.